Sempati Mobilya

SEN GEL BODRUM'A KÜTÜPHANE AÇ, OLACAK İŞ DEĞİL! İŞTE ZAİ'NİN HİKAYESİ

Habere Oy Verin:

Bodrum'un yeni nesil kütüphanesi Zai, şu sıralar yarımadanın en popüler mekanlarından biri olmuş durumda… Konacık’ta, asırlık zeytin ağaçlarının gölgesindeki bir huzur adası gibi Zai Bodrum… Mükemmel bir kahve eşliğinde kitap okuyabileceğiniz, kendinizi dinleyebileceğiniz yeni nesil bir kütüphane. Bana göre Bodrum'un en farklı mekanı burası. Ne bildiğiniz kütüphanelere ne de modern çağın kitapçılarına benziyor… Çok farklı, kendine özgü, enerjisini ve büyüsünü doğadan alan, sizi başkalaştıran, huzura erdiren bir mekan. Fikrin sahibi Derya Büyükkuşoğlu tam bir kitap kurdu… Bodrum’da hiç kimsenin yapmadığını yaptı ve yeni nesil bir kütüphane olan Zai’yi hayata geçirdi… Bu işin görünen tarafı... Derya Hanım'ın bir de çok bilinmeyen yönü var ki bu da biraz eşi Yunus Büyükkuşoğlu ile alakalı... Kendisi Türkiye'nin dört bir yanına okul yaptıran bir hayırsever... Bodrum'da da iki okul Yunus Büyükkuşoğlu tarafından eğitim hayatına kazandırıldı. Biri Dereköy'de, diğeri ise İslamhaneleri'nde... Her ikisi de Bodrum için gerçekten büyük kazanç bana göre... İlk olarak Derya Büyükkuşoğlu ile buluşup, bu yeni nesil kütüphane hayalini konuşmak, nerelerden ilham aldığını sormak istedim. Hem Zai'den hem de sohbetten büyük keyif aldım. Sizin de aynı duyguları yaşayacağınızı tahmin ediyorum.

Zai nedir? Bir kütüphane mi, kitapçı mı, sahaf mı yoksa bir kafe mi?

Zai, üçüncü nesil kütüphane. Bizim üniversite yıllarımızda, bilgiye ihtiyaç duyulduğunda kütüphaneye gidilirdi. Arşivden taranır, araştırıp bulunurdu. Bizim kütüphane mantığımız buydu. Artık bir ‘tık’la bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Doğan Hızlan bir yazısında ‘kütüphanelerin işlevi, şekli ve konumlandırılması artık değişmeli” diyordu. Çok doğru. İnsanların kitaba dokunabileceği, kitapla yaşayabileceği yerlere ihtiyaç var. Yeni nesil kütüphaneler bütün bu ihtiyaçtan doğdu. 

Sistem bildiğimiz kütüphaneler gibi mi işliyor? Yani bir kitap alıp okuyup geri getirebiliyor muyuz?

Hayır. Okurların yeni kitaplara ulaşmalarını sağlıyoruz ama kiralama gibi bir sistemimiz yok. Burada yapabileceğimiz bir şey değil o. Belki uzun vadede. Ama şimdi sadece kitap okuyabilir ya da kitabı satın alabilirsiniz. 

İnsanlar restoran, otel açar ama bir kütüphane açmak, hızla dijitalleşen dünyada çılgın bir fikir gibi geliyor insana… Nasıl ortaya çıktı bu fikir? 

Bu benim hayalimdi. Ben hayalimi anlattım. Eşim Yunus da bana destek oldu, bir anlamda önderlik etti ve bu hayali hayata geçirdik. Ben çok yoğun bir iş hayatından geldim. Ekonomi mezunuyum. Uzun yıllar bankacı olarak çalıştım. Daha sonra kendi firmamı kurdum. Beş yıl önce de Bodrum’a taşındım. Çocukluğumdan beri kitaplara aşığım. Okumayı çok seviyorum. Hafif müzik dinleyip, yanında iyi bir kahve içerken kitap okumak bana göre dünyanın en keyifli işidir. İstanbul’da bunu yapabildiğim tek bir mekan vardı. Bodrum’da ise böyle bir yer olmadığını fark ettim. Bu sebepten, uzun zaman Bodrum’dan İstanbul’a sadece bu keyfi yaşamak için gittiğim oldu… Dolayısıyla Bodrum’da bir kitapçı açmak istedim. İnsanlar kitap okusun, yanında da bir fincan kahve içebilsin… Kitaba kolayca ulaşabilecekleri bir yer olsun... 

Bu anlamda bazı marka kitap evleri var AVM’lerde… Farkı nedir Zai’nin?

İnsanlar kitabevine gidip manavdan alır gibi kitap almamalı bence. Her şeyimizi seçerek alıyoruz. Kıyafetlerimizi, yiyeceklerimizi… Ama kitabı alırken ya yazarının ismine ya da tavsiyelere göre karar veriyoruz. Yazarı tanımanız, o kitabın sizi gerçekten bir yerlere götüreceğini göstermez ki. Ben öyle düşünüyorum. Kitap almadan önce şöyle bir göz gezdirip biraz okumak isterim ben. Sonra karar veririm. Kitapla bu ilişkiyi kurabileceğiniz bir yer yok Bodrum’da. Bunun dışında özellikle kışın hem güneşten faydalanabileceğiniz, hem de yeşilin her tonunu görebileceğiniz, bu arada lezzetli bir kahve içebileceğiniz bir alan yok. Zai işte tam da böyle bir yer. 

Mekan hem kitap hem de kahve kokulu… Tatlılar da pek bir iştah açıcı. Zai aynı zamanda bir kafeterya diyebilir miyiz? Buraya sadece kahve içmek için de gelebilir mi insanlar?

Elbette. Ama mekanın konsepti gereği bir takım kurallarımız var. Örneğin kapalı mekanlarda cep telefonlarının sesi kısılmak durumunda. Yüksek sesle konuşulmaması önemli. Zai’de yaşam sessizlik ve sakinlik üzerine kurulu. Zai’ye çocuk almadığımız için eleştirildiğimiz oldu zaman zaman. Biz 12 yaş üzeri, okumaya meraklı çocuklara daha uygun olduğumuzu düşünüyoruz. Çünkü insanlar buraya sessiz bir ortamda kitap okumak için geliyor. 

İÇİNİZDEKİ ‘Sİ’ SESİNİ DUYUN DİYE..

Anahtar kelime sessizlik mi?

Geçenlerde Zülfü Livaneli’nin bir yazısında okudum. “Si” sesi dünyanın kendi çevresinde dönerken çıkardığı sesmiş! Aslında tüm sesler durduğunda duyacağımız ses yani… Burada tabii ki o sesi duyacağınızı iddia etmiyorum. Ama insanın içindeki si sesini duymasıyla ilgili beklentilerim var Zai’de… Buraya gelen insanların kendisiyle ilgili bir şey bulabilmesini istiyorum. Bu nedenle sessizlik önemli. 

Bildiğim kadarıyla kahveniz de çok özel…

Kahveyi çok iddialı bir şekilde getirdim diyebilirim. Üçüncü nesil kahve var Zai’de. Bir insanın hafızasına tek duyuya hitap ederek giremiyorsunuz. Sadece okuyarak zevkinizi yükseltemiyorsunuz. Sizin burada mutlu olabilmeniz için, diğer duyularınıza da hitap etmemiz lazım. İçtiğiniz kahvenin farklı, özel olması lazım. Onun yanında kaliteli bir müzik dinleyebilmeniz lazım. Üç duyuya birden hafif hafif dokunmaya çalıştık. Yeni nesil dediğimiz şey bu aslında. 

Biraz da kişiliğinizi yansıttığınız bir mekan olduğunu düşünüyor musunuz?

Ben rahat bir insanımdır. Belki de onu buraya yansıtmaya çalıştım. Çok kurallarım, kesin çizgilerim yoktur. Hayatı olduğu gibi kabul etmeyi öğreniyorsunuz bir yaştan sonra. Bu biraz da içe dönük yaşamakla ilgili. Ben çok sosyal bir insan değilimdir. Öyle görünürüm ama. Kalabalık sevmem çok fazla. Sessizliği severim. 

Çok kitap okur musunuz?

Çok. Her yıl limit koyarım kendime. Bu yıl 100 kitap hedefim. Yazılanı ‘doğru’ okuyabilmek adına senaryo ve kitap yazım teknikleri eğitimi aldım. 

Ne tür kitaplar okuyorsunuz ağırlıklı olarak? 

Felsefe çok okumam. Tarihi çok severim. Roman türü kitaplarda, aradığım şey yazarın bunu neden yazdığıdır. Beni gerçekten zorladığında, yazara saygım ve sevgim artar… Bilgiyi kolay kolay unutmam… 

“Hayatımı değiştirdi” dediğiniz bir kitap oldu mu?

Hayatımı değiştiren bir kitap yok ama çok sevdiğim bir yazar söyleyebilirim; Nermin Yıldırım. Yazılarından bu denli zevk aldığım başka bir yazar yok diyebilirim. Bunun dışında çok içine kapıldığım kitaplar olmuştur. Bazı kitaplar beni götürür, oradan bir türlü çıkamam. Üzerine sabun köpüğü gibi bir şey almam lazım ki çıkabileyim. Ama tam anlamıyla bir Kore sevdalısı olduğumu söyleyebilirim.

BODRUM’DA KORE HAFTASI DÜZENLEMEK İSTİYORUM

Bu çok ilginç. Nereden geldi bu sevda? 

Kore’nin kültürüne, yaşam şekline, sinemasına hayranım. Yaklaşık dört yıl önce başladı. Okumakla ilgili çok kaygım olduğundan sinemaya uzaktım. Özellikle Amerikan dizilerine, filmlerine çok uzaktan bakardım. Senaryo yazım tekniğiyle ilgili eğitim alırken, bu sistemin içine girebilmek için film ve dizi izlemek gerekiyordu. Bunun en iyi yapan birkaç Koreli senaristin adını vermişti bana hocam. Bu sayede tanıştım bu kültürle. Kendilerini insani olarak geliştirmiş bir toplum. Eleştirel bir duruş var toplumda. Çok ilgimi çekiyor. Utanma duygusunu kaybetmemiş bir millet her şeyden önce. Bodrum’da Kore Haftası düzenlemek istiyorum önümüzdeki aylarda. Özellikle Kore filmleriyle ilgili bir etkinlik olsun istiyorum. 

Kaç kitap var şu an Zai’de?

İlk başlangıçta 6 bin kitap vardı. Bunlardan 2 bini çocuk kitabıydı. Şimdi 4 bin civarında kitap var.

Ne oldu geri kalanına?

Dereköy’de bir okul yaptırdık bu yaz. Ahmet Zeki Büyükkuşoğlu İlköğretim Okulu. Kitaplardan bir bölümü bu okulun kütüphanesine ve Peksimet’teki Çocuk Kütüphanesi’ne gönderildi. İslamhaneleri’nde yeni bir okul daha yaptırıyoruz. O da haziran ayında bitmiş olacak. Bir Zai Kütüphane de o okul için düşünüyoruz.

Kitap bağışı alıyor musunuz?

Hayır. Kitap Vakfı ve Sınırsızlar ile işbirliğimiz var. Sınırsızlar, Doğu’daki öğrenciler ve hapishanedeki kadınlara kitap tedarik eden bir grup. Biz de zaman içinde arşivimizi düzenlerken, kitaplarımızı bu gruba ve Kitap Vakfı’na göndereceğiz. Kitap vermek istediğinizde bu kurumlar için aracılık yapabiliyoruz ya da iletişim kurmanızı sağlıyoruz. Ama kitapları Zai’ye alamıyoruz. Arşivimize yönelik bir uğraşımız var. Bodrum’da iyi kitap bulmak çok zor. Yeni kitaplara ulaşmak daha zor. Zai Bodrum’da her ay yeni kitaplar olmasını istiyorum ben. Bunu sağlamaya çalışıyoruz. Bu daha başlangıç. Bu iş çok uzun soluklu bir iş. Ayda 700 kitap basılan bir ülkede yaşıyoruz. Portföyümüze yılda en az 2 bin kitap almamız anlamına geliyor bu. Kitap yığını olmasını istemiyorum. Kitaplar ‘doğru’ yere ulaşsın istiyorum. 

ZAİ’DE ŞİİR VE MÜZİK DİNLETİLERİ

Zai’de keyif içinde okumak dışında yapılan bir takım etkinlikler de var değil mi? Örneğin bir piyano görüyorum kafeteryada… 

Ayda bir kez klasik müzik dinletileri yapacağız Zai Bodrum’da. Çok iyi şiir okuyan sanatçılarımız var. Yazar-şiir ve müzik dinletileri düzenleyeceğiz. İmza günleri olacak. 

Zai Bodrum’a dair hedefleriniz var mı? 

Benim dijital kütüphane gibi bir planım var aslında. Bodrum’un buna gerçekten ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bodrum tarihine, arkeolojisine, kültürüne merak duyan ya da bu konuda araştırma yapan bir insanın ABD’deki herhangi bir kütüphaneye girip, tek tuşla bu bilgiye ulaşabileceği bir sisteme ihtiyaç var. Bunu Bodrum’a kazandırmak istiyorum ben. 

Haber Yorum

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

-