Sempati Mobilya

İYİKİ SEN VARSIN ERMAN ABİ!..

Habere Oy Verin:

Emin Varol yazdı…”UÇTU UÇTU ERMAN ABİ UÇTU”

Bir The Bodrum Cup‘un daha sonuna geldik. The Bodrum Cup, tartışmasız, Türkiye’nin tek ve en büyük deniz festivali… Dile kolay, tam 29. kez yelken severleri bir araya getirmek.

Kolay değil, yüzün üzerinde tekneyi yarıştırmak. Kolay değil, binin üzerinde katılımcıyı memnun etmek.
Kolay değil, yarışların dışındaki konser ve benzeri aktiviteleri hazırlamak.
Kolay değil, devletin katkı vermediği, siyasi iktidarlara bağımlı olmadan ara vermeden, 29 yıl boyunca bu Uluslarası Yarışı düzenlemek.

29 senedir bu organizasyonu sabırla sırtında taşıyan Erman Aras olmasaydı Bodrum Cup‘ın bu kadar süre devam etmesi mümkün olamazdı.

Bu işler deli işlerdir… Heyecan ister, fedakarlık ister, özveri ister, denizi, yelkeni sevmek ister.
İşte tüm bunların üzerinde birleştiği bir isim Erman Aras.
Yarışların başladığı ilk günden itibaren bu ismi izlemeye başladım.
Günün her saatinde, her yerde görebilirsiniz Erman Aras’ı. Yerini, gençlere Süleyman Uysal gibi yetenekli isimlere bırakmaya çalışmasına rağmen, Onursal Başkan Erman Abi’siz hiçbir şey yapılamıyor.

Erman Abi, beş günlük yarışmayı küçük Parasailing teknesinde geçiriyor.
Sabah erken saatlerde bindiği bu küçük tekne, O’nun aynı zamanda çalışma ofisi oluyor.  Yarışlarla ilgili  detayları göstermek bu heyecanı tattırmak  için arkadaşlarını da bu tekne ofis‘de ağırlıyor.

Alize yatındaki karma sergiyi sadece 15 kişinin gezdiğini öğrenince, bu sergiye ilgiyi arttırmak için yollara işaret koymayı da ofisten yönetiyor.

Yarışa katılan tekneler arasında dolaşarak fotoğraf çekmek bir tutku halinde Erman Aras‘ta.

40 yıllık foto muhabiri olarak O’nu heyecanla izliyorum. En iyi kareyi yakalamak ve deklaşöre basabilmek için küçücük teknenin içinde koşuşturuyor, eğiliyor, kalkıyor, oturuyor, yatıyor.

Bir Sandviç ve bir meyve suyu, O’nun gün boyu yiyeceği oluyor.

Telefonu ve boynundaki fotoğraf makinesi O’nun en önemli eşyaları. Telefonun kulaklığı kulağından hiç çıkmıyor. Telefonla konuşmadığı bir dakika bile olmuyor bazen.

Reuters muhabiri Ümit Bektaş‘la birlikte iki günümü, O’nun tekne ofisi’nde geçirdim. Bütün yukarıda yazdıklarıma tanıklık ettim.

Son gün, bir çoğumuzun cesaret edemediği Parasailing‘le  yükseğe çıkarak fotoğraf çekmek isteyen Erman Aras beni bir kez daha şaşırttı.

Kaptan Parasailing’i açarken, o da onlarca metre yükseğe çıkmak için hazırlanmaya başladı. Önce, en önemli kişisel eşyası olan cep telefonunu su geçirmez bir torbaya koydu. Sonra fotoğraf makinesinin sapını kontrol ederek boynuna astı. Onlarca metre yükseklikte rüzgardan korunmak için anorağının fermuarını yukarı kadar çekti.

Hazırdı. Parasailing‘in oturma yeri bağlandı ve kemeri takıldı. Teknenin üzerine çıktı, bağladılar. Geri, geri giderek yükselmeye başladı.

Yüzünde en ufak bir korku izi yoktu. Sadece çekeceği fotoğrafların  güzel olması için  odaklanmıştı.

Artık onlarca metre yükseklikteydi. Fotoğraf makinesini teknelerin üzerinde gezdiriyordu. Teknenin kaptanı da O’nun en güzel fotoğrafı çekebilmesi için elinden geleni yapıyordu. Erman Aras‘ın start çizgisinde tekneleri toplu halde çekebilmesi için manevralar yapıyor, bazen teknelerin arasına dalıyordu.

Yaklaşık 20 dakika sonra aşağıya çekilen ve tekneye dönen Erman Aras‘ın mutluluğu yüzünden okunuyordu.

O başarılı güzel insan, “çok güzel fotoğraflar oldu” diyordu.

Haber Yorum

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

-