Sempati Mobilya

ANNE BABALAR DİKKAT! OKUL SAATLERİ EZİYETE DÖNÜŞMESİN

Habere Oy Verin:

Yaz tatili bitti, bu sene milyonlarca minik öğrenci, anasınıflarına ve ilköğretime başlayacak. Okula başlamak, bir çocuğun hayatında attığı en önemli adımlardan bir tanesi. Okula nasıl başlandığının etkisi, çocuk üzerinde uzunca yıllar etki bırakır. Anne baba olarak çocuklarımıza bu süreçte nasıl yardımcı olabiliriz sorusuna yanıt aradık ve gazetemiz yazarı, psikolojik danışman Barış Aygener’le söyleştik. 

Okul çocuklar için ne anlam ifade ediyor?

Doğumdan ölüme kadar devam eden sosyalleşme sürecinin aileden sonra ikinci halkası okul. Okulla başlamak, çocuk için büyük bir değişiklik, yepyeni bir yaşama “merhaba” demek anlamına geliyor. Yeni arkadaşlıklar, öğretmen, okul malzemeleri ve daha niceleri minik zihinler için farklı ve yepyeni uyaranlardır.   Okuma-yazma öğrenmek, belirli bir süre yerinde oturabilmek, öğretmeni takip edebilmek gibi beceriler, çocuğun hayatına girer. Anne ve babadan uzun saatler ayrılıp yeni ve farklı dünyaya uyum sağlamak, çocukların kazanması gereken temel beceriler arasında yer alıyor. 

Sözünü ettiğiniz yeni ve farklı bir dünyaya uyum sağlamak çocuklar için kolay mı?

Çocuklar yeni ortamlara uyum sağlamak konusunda aslında biz yetişkenlerden daha güçlüler. Dinamik yapıları, kavrayışlarındaki kıvraklık olağanüstü. Biz büyükler, yeni durumu karşılamada daha heyecanlı ve kaygılıyız, hatta korkularımız var. İşte bu korku, heyecan ve kaygılarımızı çocuklara bulaştırıyoruz. Büyükanne ve babaları, hala ve teyzeleri de sürece dahil ediyoruz. Her biri farklı deneyimlere sahip sosyal çevrenin okula başlama ve okul yaşamına yüklediği anlam altında çocukları eziyoruz. Çocuklar için kaygıyı besleyen unsurlardan biri de belirsizliktir. Belirsizliği ortadan kaldırmak adına süreç hakkında; okula nasıl ulaşacağı, okulda ne kadar zaman geçireceği, tekrar ev ortamına nasıl döneceği gibi durumlara ilişkin eksiksiz ve açık bilgiler vermek önemlidir.

Anne ve babalar nasıl bir tutum içinde olmalılar?

Aileler, süreci doğallığında karşılamalılar öncelikle. Aileler, sakin olur, okula güven duyar ve bu güveni çocuklara hissettirip öğretmenle işbirliği geliştirebilirlerse çocuklar, zevk duyacakları ve yıllar sonra keyifle hatırlayacakları anılar biriktirerek uyum sürecini beceri geliştirerek tamamlayabilirler. Yine bu süreçte unutulmaması gereken kritik bir durum da okula gitmeme konusunda taviz vermemektir. Bir kez olsa bile verilecek taviz, sonraki uyum aşamalarını zora sokacaktır. Çocuğu anlamak için çaba göstermek ve fakat okula gitmesinin öneminin kararlılıkla vurgulanması kestirme bir yol olacaktır. Arkadaşlık ilişkilerinin desteklenmesi de işi kolaylaştırıcı bir başka etkendir. 


Genel olarak uyum sürecinde gözlemlediğiniz sorunlar neler?
 
Huzursuzluk, gerginlik, özgüven eksikliği, anne babaya bağımlı tutum geliştirme, okula gitmekte ve okulda kalmakta zorluk çekme, içe kapanma, istediği olmadığında saldırgan, hırçınca davranışlar sergileme, uykuya geçememe, uykuda konuşma  biçimlerinde kendini gösteren uyku sorunları. Anne babalar ve okul için en zorlanılan durum, çocuğun okula gelmek istememesi veya okula geldikten sonra ebeveyninden ayrılmak istememesidir.  Süreç serinkanlı bir biçimde pdr servisleriyle iletişim içinde, öğretmenle işbirliği geliştirerek izlenmezse; çocukta okul fobisi gelişebilir ki bu durumda çocuklar, okula girmek dahî istemezler, servisle gidiliyorsa servisi reddederler, yoğun kaygıyla beraber neşede azalma, kusma, mide bulantısı, ağlama, iştah kesintisi görülebilir. Okul günlerinin sabahları herkes için içinden çıkılamaz bir kısırdöngüye ve ebeveynlerin ısrarları karşısında çocuk için eziyete dönüşür. Fakat sağlıklı yönlendirmelerle bu süreçten çocuklar beceriler elde ederek kazançla çıkabilirler. 

Bu nasıl olacak?

Öncelikle okula uyum süreci konusunda çocuğu suçlamaktan kaçınmalıyız. Her çocuğun uyum sürecindeki duyarlılıkları, uyum hızları farklı olabilir. Çocukla gerek aile gerekse öğretmen olarak sevgi ve güven bağı kurmak ve iletişim halinde olmak önemlidir. Durumun normalleşmesi için anne babanın sakin ve güvenli olarak sağlıklı rol modellik sergilemeleri, çocukla vedalaşma ritüellerini kısaltmaları, kararlı ve tutarlı bir tutum sergilemeleri gerekir. Çocuğumuza inanıp güvendiğimizi, onu sevdiğimizi hissettirelim, beklentimizi açıkça belirtelim, yaşadıklarını küçümsemeyelim, onu ve yaşadıklarını anlamaya gayret edelim ve kendisini ifade edebileceği ortamları yaratalım, Olumsuz davranışların yerine olumluları koyma konusunda sabırlı olalaım, küçük başarıları gören ve takdir eden çözüm ortağı olmaya da gayret edelim. Sonuçta okul saatleri eziyete değil öğrenme zevkine dönüşsün!

Bu vesileyle, 2017- 2018 eğitim öğretim yılının tüm çocuk ve gençler için meraklarının peşini kovaladıkları, iz sürme ve keşfetmenin tadına vardıkları, öğrenme zevkini yaşadıkları bir öğrenme yolculuğu olmasını diliyorum. 

Biz de paylaşımlarınız için çok teşekkür ederiz. 
 

Haber Yorum

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

-