Sempati Mobilya

7'DEN 77'YE HERKES FUN TOWN'DAYDI....

Habere Oy Verin:

“Erkmen Sağlam'ın Objektifinden Barış Manço ile 7'den 77'ye Fotoğrafları" sergisi Bodrum Ortakent’teki Fun Town Yahşi Park’ta açıldı. Barış Manço’nun ‘adam olacak çocukları’ başta olmak üzere Bodrumlular sergiye akın etti.

Barış Manço ile 7’den 77’ye programının yapımcısı ve yönetmeni Erkmen Sağlam’ın dünyanın dört bir yanında çektiği fotoğraflar, Bodrum Fun Town Yahşi Park’ta sergilenmeye başladı. Programın 29’ncı yılında Bodrum’da açılan “Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye Fotoğrafları” sergisine Bodrumlular büyük ilgi gösterdi. Tüm geliri Bodrum Sağlık Vakfı’na aktarılacak serginin açılışında efsane grup Moğollar sahne aldı. Sergi açılışının sunumunu ise ünlü müzik yapımcısı İzzet Öz yaptı.

BODRUM’DA 7’NCİ KEZ AÇILDI

Efsane isimler, efsane anılar Bodrum’da hayat buldu. Bugüne kadar İstanbul’da 4, Ankara ve İzmir’de birer kez açılan “Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye Fotoğrafları” sergisi Bodrum’a geldi. Manço’nun Türk televizyon tarihine damgasını vuran programını çekimleri sırasında Erkmen Sağlam’ın objektifine yakalanan muhteşem anılar, Bodrum’da bir dönemi yeniden canlandırdı. Sergide, 80 fotoğrafını beğeniye sunan Erkmen Sağlam, Bodrum’da olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek “Barış’ın adı yaşasın, anıları yaşasın, yaptığı çok hizmetler var kültür anlamında. Bunlar unutulmasın. Ne yapıp edip bizim kültürümüz yaşatılsın. Amacımız bu bizim. Barış gitti ama Barış hepimize emanet” diye konuştu.

Sergide Barış Manço ile birlikte gittikleri ülkelerde çekilen 92 bin kare fotoğraftan seçilen 80 fotoğraf yer aldığını ve öykülerinin de anlatıldığını belirten Sağlam “İki arkadaşın düşün dünyasını yansıtmak istedim. Galiba becerebildim” dedi.

ANADOLU OKULLARINA KÜTÜPHANELER KURARDIK… BU GELENEĞİ YAŞATIYORUZ…

Sergiden elde edilecek tüm gelirin Bodrum Sağlık Vakfı’na bağışlanacağını vurgulayan Sağlam, bu konuda da şunları söyledi:

“Aile terbiyesine inanan insanlarız biz. Annemiz, babamız, öğretmenlerimiz, para ile imanın konuşulmayacağını öğrettiler bize. Biz program yayındayken, her hafta Milli Eğitim bakanlığı’ndan liste alır, Anadolu’nun köylerindeki okullara kitap bağışı yaptık, okullara kütüphaneler kurduk. Bunu yansıtmadık biz. Bu sergi 7’nci kez açılıyor. Bu kez fotoğrafların satılmasına ve hediyelik eşyalarda kullanılmasına izin verdim. Tek koşulum, bir yere bağış yapılması ve o programdaki geleneğin devam ettirilmesiydi. Bu sergide şimdi tüm gelir son kuruşuna kadar Sağlık Vakfı Engelliler Okuluna bağışlanacak. Barış Manço adına bağışlanacak. Biz onun yol arkadaşları olarak ne yapsak az.”

Serginin açılışında efsane müzik grubu Moğollar bir konser verdi. Fun Town’daki konsere, Bodrumlular büyük ilgi gösterdi. Cem Karaca’nın oğlu Emrah Karaca ile Moğollar’ın kurucularından Cahit Berkay ve Taner Öngür’ün de sahne aldığı muhteşem konserin sürprizi ise “Adam Olacak Çocuk” bölümüydü. Serginin genel yönetmenliğini yapan Özden Dindar, minikleri sahneye çıkararak Barış Manço’nun “Adam Olacak Çocuk” programını canlandırdı. Moğollar’ın konserinden hemen önce sahneye bu kez Bodrum Sağlık Vakfı korosu çıktı. Yetenekli özel gençler, Barış MAnço’nun “Arkadaşım Eşek” şarkısını söyledi. TED Bodrum Koleji öğrencileri ise sahneyi efsane grup Moğollar ile paylaştı. Öğrencilerin “Resimdeki Gözyaşları” performansı büyük alkış aldı.

Ünlü televizyon yapımcısı ve sunucu İzzet Öz’ün sunumuyla renklenen konserde Cem Karaca ve Barış Manço’nun şarkıları seslendirildi, izleyenlere muhteşem bir müzik ziyafeti sunuldu. Bu arada 7’den 77’ye programının fotoğraflarının yer aldığı hediyelikler, defterler, afiş ve kitaplar da BSV yararına satışa sunuldu. Konuklara döner ikram edildi, sergi ve konser için gelen çocuklar ise Fun Town’daki park ve oyun alanlarında doyasıya eğlendi.

Bodrum Fun Town Yahşi Park’taki sergi, 2 Temmuz tarihine kadar gezilebilecek.

 

 

Çağdaş Holding aracılığı ile Bodrum’da düzenlenecek organizasyon; 7’den 77’ye yerli ve yerleşik tüm Bodrum’lulara efsane isimlerle eşsiz bir program hazırlıyor.

14 Haziran tarihinde Ortakent'teki Funtown Yahşi Park'ta açılacak, 2 Temmuz’a kadar eğlenceli ve sürpriz etkinlikler devam ediyor olacak.

GEÇER GİDERKEN PAYLAŞILAN ANLAR, ANILAR

   "Erkmen Sağlam'ın Objektifinden Barış Manço ile 7'den 77'ye Fotoğrafları Sergisi" bu kez, doğduğu yerde, Bodrum’da açılıyor…

 

1. Erkmen Sağlam ile Barış Manço’nun yolları nasıl kesişti ve kesişme hangi yollardan geçti?

Bizim yolumuz ilkokulda okurken kesişti. Aynı okulda ama farklı sınıflarda okuyorduk. İlkokulu bitirdikten sonra farklı okullara, o Galatasaray Lisesine ben Kadıköy Maarif Kolejine gitsem de ilişkimiz sürdü. Çünkü ikimizde Kadıköy’de birkaç sokak ara ile oturuyorduk. Biz yatılı okurken Barış bizim okula da gelir giderdi. Öyle ki ilk gurubu olan Harmonilerin yarısı bizim okuldandı. Biz dışarı çıkamadığımızdan provalar bile kimi zaman bizim okulumuzda olurdu.

2. Herkesin tanıdığı ve bildiklerinin dışında, çocukluk yıllarından başlayan ve kader birliği yaptığınız, arkadaşınız Barış Manço’dan bahseder misiniz bizlere?

Barış günü yaşayan bir insan değildi. Hep yarınları kurgulardı. Yarınlar için hayal kurar, yarınlarda yapacaklarını planlardı. Bu konuda çok anlaşırdık da. Önceleri herkes bize; “Amma da hayal görüyorsunuz, hayatınız palavra” dese de sonraları görüldü ki hayaller birer birer gerçek oluyor. Ama gerçek şu, biz çok meraklıydık. Her şeyi merak ederdik. Okurduk, okurduk ve araştırırdık. Tarihe meraklıydık, nerden geldik nereye gidiyoruz kafa yorardık. Zaman içinde gördük ki yaşam biçimini gelenek ve göreneklerimiz oluşturuyor. Ne yaptık ne ettik yurtdışına gittik ve yabancı diyarlarda insanlar nasıl yaşıyor gördük, öğrendik. Bunda lise sıralarında öğretmenlerimizin yabancı olması da çok etkili oldu. Böylelikle yabancıları tanırken kendimizi de tanır olduk.

Sonuç olarak kendi kendinden kendisini yaratan bir Barış Manço çıktı ortaya. Barış değil ülkemizde, dünyada örneği olmayan bir fenomendir. Klasik sanatçı kalıplarına sığmaz Barış. Yaptığı müzik ve yazdığı sözlere bakılırsa, sözünde ve müziğindeki “Tasavvuf Özellikler” hemen fark edilir. Bana göre bir çağdaş ozandır Barış. Şaman’dan Ozan’a gelen bir kültür geleneğinin çağımızdaki temsilcisidir. Yüzyılımızın Yunus Emre’sidir Barış.

Diyar diyar, yedi iklim gezmesine bakarsanız; “Türk Kültürünü dünya kültürleri ile buluşturan” bir çağdaş Evliya Çelebi görürsünüz Barış’ın şahsında.

Ama gerek müziğinde, gerekse televizyon programlarında tarihi anlatması, gelenek ve göreneklere bağlı aile terbiyesini hatırlatmasıyla da “Çağdaş Dede Korkut’dur” aynı zamanda.
Ve Barış öğretirken öğrenen bir bilge adamdır.

3. Türk televizyon tarihinin efsanesi olan 7’DEN 77’YE programı nasıl oluştu? Başlarken neleri amaçlamıştınız ve bu amaçlanan hedefe/hedeflere ulaştınız mı?

7’den 77’ye aslında bir erken doğumdu. Prematüre olarak doğdu, sabırla gelişti ve olgunluğa erdi. Daha önce söylediğim gibi Barış ile hayallerimizi hep çok ileride kurgulayan iki arkadaştık biz, onun değişiyle “Kısa Pantolon Arkadaşı”. Öğrenimimizi tamamladığımız yıllarda -1969-1970 yılları- yakın bir tarihte Türkiye’de de televizyon yayınının başlayacağını öngördük. Zaten bu kaçınılmazdı, çünkü Avrupa’da ve Amerika’da yıllar yılı TV yayını vardı. Ve biz yurtdışını gören bilen insanlar olarak bunun kaçınılamaz olduğunun farkındaydık.

O zaman kendi kendimize, madem ki profesyonel olarak biz sahne işini yapacağız o zaman kendimizi televizyon dünyasına da hazırlamalıyız, o işi öğrenmeliyiz dedik.

Çok çalıştık, çok kazanmadık ama kazandıklarımızı biriktirdik. Bilindiği gibi Barış, Belçika Kraliyet Akademisini bitirmişti, Türkiye’ye dönerken o birikimlerin üstüne biraz da borçlanarak komple “Televizyon ve Ses Stüdyosu Aletlerini” beraberinde getirdi ve biz Rikkat Annemizin büyük hoşgörüsü ve desteği ile oturduğu evi televizyon ve kayıt stüdyosu haline getirdik. Rikkat Anne mutfağına tıkıldı kaldı ama hiç şikayet etmediği gibi olağanüstü destek de verdi.

O yıllar Kurtalan Ekspres’in de kuruluş yıllarıydı. Her gün ve gece üç Kameralı kayıt sistemiyle sabahlara kadar çalar, söyler, çeker, yazar ve çizerdik. Çalışmalarımıza Ankara’dan TRT Müzik Eğlence Müdürü Yılari Atamer - Baba Yıl - ve TRT Yönetmeni can arkadaşımız Ayhan Önal da zaman zaman gelir ileride bizimle yapacakları programlara hazırlıklı olmak için bizi izlerlerdi.

İşte o günlerde 7’den 77’ye tüm köşeleri ile ortaya çıktı. Ne anlatacağımızı, nasıl sunacağımızı, tüm bölümlerini yazıp hazır hale getirdim. Barış baktı, “Bu iş oldu Erk, bu işi yaparsak da anca biz yaparız” dedi. Dedi ama ülkede henüz daha tam gün TV yayını bile yok.

Sonuç olarak hazırladıktan tam 18 Yıl 10 Ay sonra “Barış Manço ile 7’den 77’ye” yayına girdi. Ve biz verdiğimiz doğru kararın, sabrımızın ve inatla bekleyişimizin karşılığını aldık. Geçen zaman içinde olgunlaştık, Barış karizmasına karizma kattı ve sonunda galiba başardık.

4. Bugün yayına giriş tarihinden 28 yıl geçmesine rağmen hala tekrarlarıyla ekranlarda, bu büyük bir başarı… Sizce bu başarının nedeni nedir?

Sır doğruluk ve dürüstlük. İyiyi örnek gösterip heveslendirmek ve yüreklendirmek. Asla kötüyü göstermemek, ürkütmemek. “İyi örnektir, kötü ise ibret”. İbrette şiddet, örnekte ise arzu ve isteğin kaynağı olan heves var.

Bunun dışında, programda Barış hep herkes tarafından bilinenleri anlattı, hatırlattı. İzleyici ile hep birlikte öğrendik öğrettiklerimizi. Tarihimizi anlattı Barış ama tarih dersi vermedi. Dünyayı dolaştık hep birlikte, yeni yerler tanıdık ama Barış coğrafya öğretmeni de olmadı.

Şöyle derdi Barış; “Biz her birimiz birbirimize benziyoruz, çünkü hepimizin burnunda iki delik var, her birimiz eşit bireyleriz”. İzleyici ile 7’den 77’ye arasında astlık üstlük yoktu. İzleyici ile 7’den 77’ye birdi, beraberdi.

5. Bu serüvende yaşadığınız ve unutamadığınız çok şey vardır şüphesiz. Bunlardan birkaç örnek paylaşabilir misiniz?

O kadar çok şey yaşandı ki, ayırmak zor. Ama size Japonya’ya ilk gidişimizi anlatayım.
Japonya’ya geldik, Narita Havalimanına indik. Daha terminalden çıktık ki insanlar bize bakıp gülüyor. Bakıyoruz birbirimize bize göre bizde bir tuhaflık da yok.

Tokyo’ya otelimize geldik, akşam saatleri bir şeyler yiyelim diye dışarı çıktık, bizi gören yine gülüyor. Soruyoruz daha çok gülüyorlar. Sonra ki gün yine durumumuz aynı.

3’üncü gün eski başkent Kyoto’ya gittik. Eski sarayın önünde arabamızdan iniyoruz tam arkamıza
içi 5-6 yaşlarında çocuk dolu bir otobüs geldi ve inmeye başladılar. Barış çocuklarla oynamayı severdi, çocuklarla oynamaya başla da seni çekelim dedim. Barış daldı çocukların arasına. Bizi gören çocuklar nasıl gülüyor anlatılamaz. Niçin gülüyorsunuz diyoruz, anlamıyorlar ama yine gülüyorlar. Derken nasıl olduysa yarım yamalak İngilizce konuşan biri çıktı aralarında ve öğrendik niçin güldüklerini. Meğer biz hepimiz birbirimize benziyormuşuz. Yani anlayacağınız Barış yine haklı çıktı, hepimiz birbirimize benziyoruz çünkü hepimizin burnunda iki delik var…

6. ‘’Geçer Giderken… Paylaşılan Anlar, Anılar’’ nasıl bir proje ve neleri kapsıyor?

Barış Manço ile 7’den 77’ye programı benim hayatımda yaşadığım bir süreç aslında. Barış ile beraber daha yaşadığımız o kadar çok şey var ki anlatılacak.

Ama sadece Barış mı? Liseler arası tiyatro yarışmasında Aziz Nesin ustanın “Sen Gara Değilsin” adlı oyununu oynadık. Samim Değer’in yönettiği ve benim Gara’yı oynadığım oyun yaşamım boyunca unutmadığım bir ders oldu beni için. Ve o dersi ben bir büyük ustadan, Aziz Nesin’den aldım,

Şanslıydım ben, yaşam beni kimlerle buluşturmadı ki. Kimlerle neler neler yaşadım. Temel Gürsu, Arda Uskan, Aysel Gürel, Müjde ve Mehtap Ar Kardeşler, Mine Engez ve Tuna Serim Kardeşler, Cem Karaca, Selda Bağcan, Ferhan Üçoklar, Yavuz Asöcal, Kayahan, Ajda Pekkan, Cahit Berkay, Engin Yörükoğlu, Taner Öngör, Murat Ses ve daha niceleri. Ajda ile Zeki Müren’in yanı başındaydık İzmir’de stüdyoda Zeki Müren’in vefatında, tanık olmak ömrümü uzatan bir dersti benim için.

Uzun lafın kısası; Geçer Giderken’de anlatılacak, paylaşılacak o kadar çok şey var ki anlat anlat bitmez.
 
7. Barış Manço ile 7’den 77’ye programının 25. yılında başlattığınız Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye Fotoğrafları Sergisi’nin yolculuğunu nasıl planlıyorsunuz?

Barış Manço ile 7'den 77'ye programı tüm ülkenin programıydı. Ol nedenle "Erkmen Sağlam'ın Objektifinden Barış Manço ile 7'den 77'ye Fotoğrafları Sergisi" de ülkemizi köyü, kasabası ayırımı olmadan köşe bucak dolaşmalı.

Yeter mi, bana göre yetmez. "Erkmen Sağlam'ın Objektifinden Barış Manço ile 7'den 77'ye Fotoğrafları Sergisini" dünyanın da dört bir yanında açmalıyız, arkadaşlarımla bu doğrultuda çalışıyoruz da.

Söz gelişi Kenya’ya gideceğiz, Nairobi'de açacağız sergimizi. Ama sadece Kenya'da çekmiş olduğum fotoğraflarla.
Sonra aynı sergiyi Brazaville'de açacağız, sadece Kongo'da çekilen fotoğraflarla.
New York, Dallas, Los Angeles'te açılacak sergi Amerika'da çektiklerimle.
Buenos Aires'te mutlak açmalıyız, Arjantin ve Patagonya fotoğraflarımla.

Ve “Barış Manço ile 7’den 77’ye Programı” nereye gitti oraya gideceğiz, açacağız sergimizi o ülkede çekilmiş fotoğraflarımızla.

Her bir sergiye Türkiye fotoğraflarımızı da koyacağız. Böylelikle ülke kültürümüz ile ülkemizin yetiştirdiği bir büyük sanatçımızı tanıtırken ülkeler arası kültür buluşmasına katkıda da bulunacağız.

Her sergimizin açılışını mutlaka bir konser ile yapacağız. Bundan önceki sergi açılışlarında Eser Taşkıran’ın şefliğinde 1980’li yılların efsane Kurtalan Ekspres müzisyenlerinin oluşturduğu grup 24 Ayar konser vermiş, Barış’ın sesini ve nefesini adeta sergiye getirmişti. Bu kere Bodrum’da Moğollar sergi açılışında çalıp söyleyecek. Ve bu böyle sürüp gidecek.

7’den 77’ye hayaldi 1970’de, bundan tam 47 Yıl önce. Sonra Barış ile hayalimiz gerçek oldu
1988 yılının Ekim ayında tam 18 Yıl 10 Ay sonra. Şimdi bu tasarı da hayal olarak kabul edile bilinir kimilerince. Ama ben diyorum ki bu da gerçekleşecek bundan öncekiler gibi…

8. Bodrum ülkemizin önde gelen turizm merkezlerinden biri. Her yaz yurt içinden de yurt dışından da insanlar akın akın Bodrum’a gelir. Şimdi siz de bu yaz sezonunda ilk serginizi Bodrum’da açıyorsunuz. Bodrum’un sizin için bir önemi var mı?

Olmaz mı? Biz Barış ile ailecek 80’li yılların ikinci yarısında Mayıs ayı sonu Haziran ayı başında ailecek Bodrum’a gelirdik. Gelirdik gelmesine de Bodrum’un içinde değil de Farilya olarak da bilinen Gündoğan Köyünde kalırdık. Oraya ilk geldiğimizde yol yoktu, keçi yolu gibi bir yoldan zor bela ulaşırdık Gündoğan’a. Yol yoktu da elektrik var mıydı, hayır o da yoktu. Ne vardı derseniz o kuş uçmaz kervan geçmez yerde huzur vardı, bir de bizi konuk eden sevgili dostumuz Şükrü ile ailesi ve de Eda Yenge’nin “Ayçiçeği Dolması vardı. Üçüncü kişi denize girdiğinde deniz kirlenir diye dördüncümüz girmezdi.

1988 yılının Mayıs ayı sonlarında yine Gündoğan’a geldik. Daha önce söylediğim gibi 7’den 77’ye’yi biz yıllar yıllar önce hazırlamıştık ve 7’den 77’ye doğmaya hazırdı. Farilya Motel’de
herkes çoluk çocuk herkes denizin ve tatilin tadını çıkarırken biz Barış ile gizli saklı son rötuşları yapıyorduk. Öyle ki bizim bu hazırlıklarımızı ve Bodrum dönüşü Ankara’ya gidip TRT ile görüşeceğimizi eşlerimiz bile bilmiyordu.

Uzun lafın kısası biz iki arkadaş doğuma hazır hamileler olarak Bodrum’a geldik ve çıkınımıza 7’den 77’ye’yi alıp İstanbul’a döndük. Yani "Erkmen Sağlam'ın Objektifinden Barış Manço ile 7'den 77'ye Fotoğrafları Sergisi" bu kere doğduğu yerde, Bodrum’da açılıyor…
 

"Barış Manço ile 7'den 77'ye" doğduğu yere “Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye fotoğrafları Sergisi” ile geri dönüyor.....

“Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye fotoğrafları Sergisi” Bodrum’da…. Sergiler zincirinin şimdiki durağı Çağdaş Holding aracılığı ile Bodrum... 14 Haziran’da başlayacak sergi 2 Temmuz’a kadar Fun Town Yahşi Park’ta ziyaretçileri ile buluşacak.
14 Haziran saat 20:00 ’de açılışı yapılacak olan sergi, TRT Radyo ve Televizyonunun ünlü yapımcısı, yönetmeni ve sunucusu İzzet Öz’ün sunumu ile başlayacak. Açılış programı kapsamında 7’den 77’ye görüntüleri davetliler ile paylaşılacak. Moğollar grubu ve Çocuk korosu konser verecek. “Barış Manço, 7’den 77’ye, Dere Tepe Türkiye ile dünya gezilerinden oluşan Komşu Kapısı ve Adam Olacak Çocuk” nostaljisi tekrar yaşanacak.
14 Haziran’da ziyaretçilere açılacak sergide, Barış Manço’nun Kuzey Kutbuna uzanan yolculuğundan Borneo Adası seyahatine kadar birçok fotoğrafı yer alıyor. Son “Kuru Kafa Avcısı” ile tanışan Barış Manço’nun ilginç fotoğraflarının yer aldığı “Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye fotoğrafları Sergisi” ile küçük büyük hepimizin anılarında ve hayatında her an yaşayan Barış Manço, Bodrum Fun Town Yahşi Park’ta tekrar anılacak. 2 Temmuz’a kadar açık kalacak olan sergi her gün 14:00 – 22:00 saatleri arasında gezilebilir.

Ve ilk kez Bodrum’da sergiden fotoğraflar ve o fotoğrafların süslediği “Hediyeliklerin” satışı da yapılacak ve bu satışlardan elde edilen gelir, Barış Manço Adına “Bodrum Sağlık Vakfı Engelliler Okuluna’’ bağışlanacak.
Çünkü “Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye Sergileri’nin” devamındaki amaç kazanmak değil, yeni kuşaklara Barış Manço’yu eserleri ve söylemleriyle doğru, yalın ve anlaşılır olarak anlatmak.

"Barış Manço ile 7'den 77'ye" doğduğu yere “Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye fotoğrafları Sergisi” ile geri dönüyor.....

“Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye fotoğrafları Sergisi” Bodrum’da…. Sergiler zincirinin şimdiki durağı Çağdaş Holding aracılığı ile Bodrum... 14 Haziran’da başlayacak sergi 2 Temmuz’a kadar Fun Town Yahşi Park’ta ziyaretçileri ile buluşacak.
14 Haziran saat 20:00 ’de açılışı yapılacak olan sergi, TRT Radyo ve Televizyonunun ünlü yapımcısı, yönetmeni ve sunucusu İzzet Öz’ün sunumu ile başlayacak. Açılış programı kapsamında 7’den 77’ye görüntüleri davetliler ile paylaşılacak. Moğollar grubu ve Çocuk korosu konser verecek. “Barış Manço, 7’den 77’ye, Dere Tepe Türkiye ile dünya gezilerinden oluşan Komşu Kapısı ve Adam Olacak Çocuk” nostaljisi tekrar yaşanacak.
14 Haziran’da ziyaretçilere açılacak sergide, Barış Manço’nun Kuzey Kutbuna uzanan yolculuğundan Borneo Adası seyahatine kadar birçok fotoğrafı yer alıyor. Son “Kuru Kafa Avcısı” ile tanışan Barış Manço’nun ilginç fotoğraflarının yer aldığı “Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye fotoğrafları Sergisi” ile küçük büyük hepimizin anılarında ve hayatında her an yaşayan Barış Manço, Bodrum Fun Town Yahşi Park’ta tekrar anılacak. 2 Temmuz’a kadar açık kalacak olan sergi her gün 14:00 – 22:00 saatleri arasında gezilebilir.

Ve ilk kez Bodrum’da sergiden fotoğraflar ve o fotoğrafların süslediği “Hediyeliklerin” satışı da yapılacak ve bu satışlardan elde edilen gelir, Barış Manço Adına “Bodrum Sağlık Vakfı Engelliler Okuluna’’ bağışlanacak.
Çünkü “Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye Sergileri’nin” devamındaki amaç kazanmak değil, yeni kuşaklara Barış Manço’yu eserleri ve söylemleriyle doğru, yalın ve anlaşılır olarak anlatmak.

EFSANE İSİMLERİ VE FOTOĞRAFLARI BODRUMLULARLA BULUŞTURUYOR

Efsane program ‘’Barış Manço ile 7’den 77’ye’’ doğduğu topraklara bu kez ‘’Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye Fotoğrafları Sergisi’’ ile geri dönüyor. Bu projenin genel yönetmenliğini yapan İstanbul Devlet Tiyatrosu oyuncusu Özden Dindar, serginin açılış gününe yaklaştığımız şu günlerde bodrumageldik.com okurları için sorularımızı yanıtladı.

Barış Manço ile 7'den 77'ye fotoğraflarını bir sergi haline dönüştürme fikri ne zaman doğdu?

Barış Manço ile 7'den 77'ye fotoğraflarını bir sergi haline dönüştürme fikri, Erkmen Sağlam için her zaman vardı aslında. Barış Manço ve Erkmen Sağlam bu iki arkadaş hiçbir zaman nedensiz ve niçinsiz hiçbir iş yapmamışlar o nedenle onunda bir nedeni olmalıydı ve programın 25. yılı çok iyi bir nedendi ve bunun üzerine ilk kez Dolmabahçe’de açıldı, Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye Fotoğrafları Sergisi….

Sergi bugüne kadar nerelerde açıldı , Barış Manço ile 7'den 77'ye Sergileri projesinin devamında neler olacak? Yeni hedefler, yeni projeler var mı?

Sergimiz İstanbul’da çok kez, Ankara’da da 2 kez açıldı, en son da geçtiğimiz Mart ayında İzmir’de açıldı.

O günün koşullarında bile 148 ülke gezmiş 7’den 77’ye programı, evet belki 148 ülke gezemeyebiliriz ama benim hedefim kesinlikle 7 ülkeyle başlayarak 77 ülke gezmesi… şu anda yürüttüğümüz çalışmada 7 ülke belirlenmiş durumda, program esnasında Erkmen Sağlam’ın çektiği her fotoğraf çok kıymetli ve sayıca oldukça yüksek, tam bilinmemekle birlikte 92.000 kare üzerinde fotoğraf var, sergi açılışlarımızda gittiğimiz yere göre düzenleme yaparak oraya ilişkin fotoğrafları ile sergimizi açmayı planlıyoruz…

Yeni kuşaklara Barış Manço’yu eserleri ve söylemleriyle doğru, yalın ve anlaşılır olarak anlatma amacımızdan asla taviz vermeden sürpriz başka projemizde gündemde, yine bu efsane isme yakışır büyüklükte olacak projemizin hazırlıkları sürüyor.

Özden Dindar’ın Tiyatro sanatçısı olduğunu biliyoruz ve bu sergininde Genel yönetmenliğini yaptığını… peki  Barış Manço ile  yollarınız ne zaman ve nerde kesişti, bu tanışma nasıl oldu?

Evet ben tiyatrocuyum, İstanbul Devlet Tiyatrosunda çalışıyorum. Tiyatroya çok küçük yaşlarda başladım, İzmir’de Hürriyet çadırı kurulurdu o dönemlerde ve ilkokul 1. sınıftayken okul ile birlikte ilk kez tiyatro izlemeye gitmiştim, Adile Naşit’in olduğu bir oyun izlemiştim ve çok etkilenmiştim. Sonra yaşam çok enteresan bir şekilde sizi bir yere götürüyor ve o götürdüğü yolda yollarınız birileri ile kesişiyor. Benimde ortaokul yıllarımda bir arkadaşım aracılığı ile ilk kez oyununu izlediğim Hürriyet Çocuk Kulubü Tiyatrosu ile yollarım kesişti önce, sonra orda tiyatroya başladım. Ardından daha konservatuara bile girmeden aynı anda İzmir Devlet Tiyatrosunda oynadım, benim için çok heyecan vericiydi her zaman oyunlarını izlemeye gittiğim o büyüleyici Konak sahnesine çıkmak…
işte Barış Manço ile de o yıllarda yollarımız kesişti. Hürriyet Çocuk Kulubü Tiyatrosu ile Antalya’da yerel bir gazetenin açılışına katılmıştık ve Barış Ağabey de açılışta konser verecekti. İnanılmaz mutlu olmuştum programı duyduğumda hayranı olduğum, 7’den 77’ye programını hiç kaçırmadan izleyen ben, acaba Barış Manço ile tanışma şansımız olur mu diye sabırsızlıkla beklemiştik ve o gün geldiğinde aynı kulisteydik. Çünkü bizde onun konseri öncesinde show yapacaktık, olağanüstü bir duyguydu… O kulisten bizi izledi, bizde onun konserini izledik ve sonra hiç bağlarımızı koparmadık tüm ekiple, dostluğumuz hep sürdü… yani aslında bende Adam Olacak Çocuk hallerimdeyken Barış Ağabey ile tanışma fırsatı yakalamış çok şanslı ve hala adam olmaya çalışan biriyim.

Ve evet bu sergide Genel Yönetmenlik yapıyorum ama benim hiç öyle unvan derdim olmamıştır bunu Erkmen Ağabey uygun gördü. Ben bu değerli isimler için her zaman gönülden elimden ne geliyorsa yaparım ve yapmayı da sürdüreceğim. Sergi ekibimiz gerçekten çok kıymetli isimlerden oluşuyor, o kıymetli insanlardan öğrendiklerimle onları temsil etmeye çalışıyorum bu görevle, çok büyük sorumluluk bu, layık olmaya çalışıyorum ve kendimi çok şanslı hissediyorum, onur duyuyorum.

7'den 77'ye programını, bugünün televizyon programlarından ayıran en önemli özellik nedir sizce?

Öncelikle o yıllarda ülkemiz koşullarında çok büyük bir başarı bu programı hayata geçirmek, anıları dinlerken hala inanamadığım ‘’ nasıl olur? ‘’ dediğim çok şey oluyor.

Hayal bile edemediklerinizi görüyor olmak, insanın dünyasında müthiş bir etki yaratıyor, bunu sıkı takipçisi olduğum programı izlerken birebir yaşamış biriyim ve üstelik bunu öğretmen gibi değil insanın kendine çıkardığı yolculukta keşfettirerek yapıyor olmak… programı çok daha samimi ve dürüst kılıyordu. Daha kendi ülkemizde doğduğumuz şehirden dışarı çıkamamışken, ekvator çizgisini, kutupları görmek müthişti… ben hayal kurmadan ve inanmadan yaşayamam ve inandıklarımı hayata geçirme konusunda da inatçı ve sabırlıyımdır, kesinlikle o yıllardaki bizlere bunu 7’den 77’ ye programı gösterdi, örnek oldu diyebilirim. Konuya ilişkin Erkmen Ağabey’in bir söylemi vardır. ‘’insan duydukları ile bilgilenir, gördüğüne inanır.’’ İşte o nedenle gösterdiler. Ve yine Erkmen ağabey ‘’o günlerde Ay’a çıkmamız gerekseydi, Ay’a da çıkardık’’ der… ve eğer bu olsaydı benim gibi herkeste bunun hayal olmadığına emin olurduk.
Bu öyle yadsınamayacak bir başarı ki birkaç ay sonra 30. yılına girecek ve hala tekrarlarıyla yayında kalan dünya çapında tek program. Bu başarı bir tesadüf değil, müthiş bir emek ve çalışma sonucu olan bir şey… evet Barış Manço çok kıymetli  ama o sadece görünen yüzüydü, onun kadar değerli programın yapımcısı ve yönetmeni Erkmen Sağlam ve tabi ki koskoca bir ekip gerçekten ayakta alkışlanması gereken bir işe imza attılar. Elbette hataları da olmuştur ancak asla günümüzle kıyaslanamayacak bir durum var ortada, onlar hatalarını fark ederek hiç kimseye göstermeden ve sessizce düzelterek yaşamdaki yolculuklarına devam etmişler bu büyük ustalık gerektirir, ki yaşama baktıkları pencere gereği bu onların yaşam biçimi, felsefeleriydi o nedenle bunu yapmak onlar için çok güç değildi…

Bodrum'un sizin için ve bu proje için önemi nedir?

Bodrum benim için çok özel… neredeyse İstanbul ve Bodrum olarak yaşamım ikiye bölünmüş durumda… Tiyatro sezonunda bile her boşlukta hemen Bodrum’a gelirim… Burada gerçekten huzurlu nefes aldığımı hissediyorum. Çok özel bir coğrafya burası, her zaman şunu derim ’’ benim hikayem burada sonlanacak’’ ve sanırım bu son için şu an elimden ne geliyorsa yapıyorum, bazıları için fırsatlar önüne hazır gelir, bazılarının ise fırsat yaratması gerekir. Bende o fırsatları kendi kendime yaratmayı tercih eden ve bunun için emek harcamayı seçen biri olduğum için, o koşullar oluştuğu an hiç düşünmeden buraya yerleşeceğim kesin.... Burada hayata geçirmek istediğim farklı projelerde var. Umarım en kısa zamanda onlarla da tekrar bir araya geliriz.

7’den 77’ye içinde önemi büyük Bodrum’un, Barış Ağabey ve Erkmen Ağabey’in çok uzun yıllar önce hazırlığını yaptığı programı doğmaya hazır hale getirmeleri bu coğrafyada olmuş. Eski adıyla Farilya şu an Gündoğan olarak bilinen yere her yıl tatile gelirlermiş ve o yıl burada kimsenin haberi olmadan son hazırlıkları yaparak Ankara’ya TRT ye giderek anlaşma sağlamışlar ve çekimlere başlamışlar… Ben bunu Erkmen Ağebey’den  ilk duyduğumda hemen aklıma şu geldi, Barış Manço ile 7’den 77’ye doğduğu yere  ‘’Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye Fotoğrafları Sergisi’’ ile gelmeli… Bunun üzerine çalışma yürüttüm ve en sonunda doğru zamanda doğru insanlarla bir araya geldiğimizde ve bana kalırsa bu tür projelere destek veren, Bodrum için en iyi adreslerden biri bu anlamda Çağdaş Holding, sağ olsunlar büyük ilgiyle karşıladılar ve çok heyecanlandılar, Çağdaş Holding aracılığıyla  Fun Town Yahşi Parkta ‘’Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye Fotoğrafları Sergisi’’ ni açılış conseptine bağlı kalarak ve hatta geliştirerek Bodrum’lularla ve Bodrum’a gelen herkes ile buluşturmaya karar verdik.

Burada açılacak olan sergimizin çok özel bir tarafı daha var… bu her zaman gerçekleştirmek istediğimiz fakat daha önce açtığımız sergilerde gerçekleştiremediğimiz bir şeydi. Herkes tarafından bilinmeyen, Barış Manço ile 7’den 77’ye programının bir geleneği varmış ve bu gelenek program süresince sürmüş. O da şuymuş; TRT program için ödeme yaptığında hiç kimse, ne program için ne de özel ihtiyaçları için paraya dokunmadan bir kısmı ile her hafta, o dönemin Milli Eğitim Bakanı Avni Akyol'un listesinden belirlenen Anadolu’nun iki köy okuluna ‘’7’den 77’ye kütüphanesi’’ açılırmış. Ben şahsen açılan kütüphanelerin listelerini görmüş biriyim hiç küçümsenecek sayıda değil… Ben bunu ilk duyduğum andan itibaren bu geleneğin sürmesini, sergimizin aynı zamanda sosyal sorumluluk projesi kapsamında ilerlemesini çok arzu ettim. Ve o da ilk kez Bodrum’a kısmet oldu. Bodrum’da açılacak sergide bunu da gerçekleştirdiğimiz için ayrıca çok mutluyuz.
Sergi süresince,  tüm telif haklarının Erkmen Sağlam’a ait olan eserlerden -fotoğraflardan- örnekler ve o eserlerin baskısı ile hazırlattığımız bazı hediyelik ürünler satışa sunulacak ve onlardan elde edilen gelir ‘’ Bodrum Sağlık Vakfı Engelliler Okuluna’’ bağışlanacak… Bizim amacımız bu sergilerin devamında kazanmak değil, yeni kuşaklara Barış Manço’yu eserleri ve söylemleriyle doğru, yalın ve anlaşılır olarak anlatmak ve bu mirası sürdürebilmek.
Ziyaretçilerimizin de bu hassasiyetle büyük ilgi göstereceğini düşünüyorum.

Çağdaş Holding’e başta Çağdaş Çağlar ve Yaprak Gökçe olmak üzere gösterdikleri ilgiye ve tüm ekibe emeklerinden dolayı şimdiden çok teşekkürlerimi sunuyorum.

Ve ayrıca bu projeye destek veren herkese teşekkürlerimizi sunuyorum.

Bütün Bodrum’luları ve Bodrum’a gelen tüm misafirlerimizi Sergimize bekliyoruz.

EFSANELER BODRUM'A GELMEYE BAŞLADI... İZZET ÖZ FUN TOWN'A HAYRAN KALDI

Bodrum, “Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye fotoğrafları Sergisi”ne hazırlanıyor. Çağdaş Holding aracılığıyla Bodrum Ortakent’teki Fun Town Yahşi Park’ta açılacak sergi, 14 Haziran Çarşamba günü ziyaretçileri ile buluşacak.
Serginin sunumunu yapacak olan TRT Radyo ve Televizyonu’nun ünlü yapımcı, yönetmen ve sunucusu İzzet Öz, Bodrum’da… İçinde bulunduğumuz 2017 yılında, sanat yaşamının 50’nci yılını kutlayan İzzet Öz, uçaktan iner inmez, ayağının tozuyla sergi ve diğer etkinliklerin gerçekleştirileceği Fun Town Yahşi Park’a geldi. Burada, serginin genel yönetmeni Özden Dindar, Çağdaş Global ‘den Yaprak Gökçe ve Fun Town Yahşi Park sorumlusu Can Demir tarafından karşılanan ünlü yapımcı, yönetmen ve sunucu İzzet Öz, hazırlıklar ve program hakkında bilgi aldı. Fun Town’a hayran kalan Öz, Bodrum’da ilk kez gerçekleştirilecek sergi öncesinde bodrumageldik.com’un da sorularını yanıtladı.

BODRUM 14 HAZİRAN’DA BARIŞ MANÇO İLE BULUŞUYOR

14 Haziran saat 20:00 ’de açılışı yapılacak olan sergi, İzzet Öz’ün sunumu ile başlayacak. Açılış programı kapsamında 7’den 77’ye görüntüleri davetliler ile paylaşılacak. Moğollar grubu ve Çocuk korosu konser verecek. “Barış Manço, 7’den 77’ye, Dere Tepe Türkiye ile dünya gezilerinden oluşan Komşu Kapısı ve Adam Olacak Çocuk” nostaljisi tekrar yaşanacak.
14 Haziran’da ziyaretçilere açılacak sergide, Barış Manço’nun Kuzey Kutbuna uzanan yolculuğundan Borneo Adası seyahatine kadar birçok fotoğrafı yer alıyor. 2 Temmuz’a kadar açık kalacak olan sergi her gün 14:00 – 22:00 saatleri arasında gezilebilir.

BARIŞ MANÇO'NUN BODRUM ANILARI, FARİLYALI BİLGİ AİLESİ'NDE YAŞIYOR

Farilya’dayız… Bugün bilinen adıyla Gündoğan… Bodrum’un bir zamanlar kuş uçmaz, kervan geçmez köyüydü Farilya. Yıllar içinde hızla gelişip büyüyen bu sakin cennet köşesi, sevgili Barış Manço’nun uzun yaz günlerini büyük bir keyifle geçirdiği yerdi. Manço’nun ‘Bodrum’uydu…

Bodrum, şu günlerde "Erkmen Sağlam'ın Objektifinden Barış Manço ile 7'den 77'ye Fotoğrafları Sergisi"ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Ekip Bodrum’da harıl harıl sergi hazırlıklarına başlamış durumda. Fun Town, muhteşem bir konsere, efsane isimlere ve Barış Manço’nun dostu Erkmen Sağlam’ın fotoğraflarına ev sahipliği yapacak. Sergi Bodrum için anlamlı, çünkü 7’den 77’ye programı Bodrum’da filizlenen bir projeydi… Tam da Gündoğan’da, yani Barış Manço ile Erkmen Sağlam’ın ‘Farilya’sında doğdu bu program… Farilyalı Şükrü Bilgi’nin evinde…
İşte tam da bu vesileyle, serginin genel yönetmenliğini üstlenen Özden Dindar, Barış Manço ile Erkmen Sağlam’ın kadim dostu Şükrü Bilgi’nin evinde, aile fertleriyle buluştu… Bodrum’da 14 Haziran’da açılacak sergiden söz etti, Bilgi ve ailesinden anıları dinledi. Keyifli ve duygu dolu anlar yaşandı…
Özellikle Eda Yenge, yani Şükrü Bilgi’nin annesi çok keyif aldı bu buluşmadan… Barış Manço’ya duyduğu sevgiyi, öyle içten öyle samimi kelimelerle anlattı ki Eda Yenge, etkilenmemek mümkün değildi… “Çok iyi bir çocuktu” dedi… “Oğlum derdim ben O’na… O da beni çok severdi. Öyle erken gitti ki. İyiler hep önce gidiyor zaten. Biz kötü müyüz acaba, daha buralardayız…”

EDA YENGE’NİN KABAK ÇİÇEĞİ DOLMASI 7’DEN 77 POGRAMINA KONUK OLDU

Şükrü Bilgi, hem Barış Manço’nun hem de Erkmen Sağlam’ın Bodrum’daki kadim dostuydu. 1986 yılında Bodrum’a ilk gelişiydi Barış Manço’nun. Erkmen Sağlam getirmişti O’nu bu şirin cennet köşesine… O vakit bugünün Gündoğan’ında bir tek Farilya Motel vardı. O da Şükrü Bilgi’nin oteliydi… Eşi Pembe ile birlikte işletiyorlardı. Şükrü Bilgi’nin annesi Eda Yenge de elinin lezzetini konuşturuyordu otelin konukları için. Öyle ki, yaptığı kabak çiçeği dolmasıyla Barış Manço’nun 7’den 77’ye programına konuk olacaktı. Sene 1989… O günü gözleri buğulanarak hatırlıyor Eda Yenge. “Bir tencere kabak çiçeği dolması pişirdim” diyor ama ayrıntılar eskisi gibi net değil hafızasında… Bir tek heyecanını hatırlıyor. Kamerayı, ışıkları karşısında görünce nasıl ter bastığını, dolmanın tarifini nasıl zorlanarak verdiğini söylüyor. Yöresel yemekler bugün olduğu gibi Anadolu’nun her köşesinde bilinmiyor o zamanlar… Türkiye’nin ilk ‘belgesel’ programlarından biri olan 7’den 77’ye programı sayesinde duymayan kalmıyor Bodrum’un meşhur ‘Kabak Çiçeği’ dolmasını…  Bir de Eda Yenge sayesinde…

HİÇ BİTMEYEN DOSTLUKLARIN TEMELİ FARİLYA’DA ATILDI

Barış Manço, eşi Lale Manço ve iki çocuğunu her yaz Farilya Motel’e getiriyordu artık. Dostu ve iş arkadaşı Erkmen Sağlam ile eşi Nilüfer Hanım sayesinde tanıdığı bu güzel Ege köyünden ayrı kalamıyordu.  Bilgi, Sağlam ve Manço aileleri, zamanla öyle samimi bir dostluk kurdu ki, evler bile birleşti… Tatile değil de dostları ziyarete gelir gibi olmuşlardı artık. Doğukan ve Batıkan Manço’ya Eda Yenge bakıyordu çoğu zaman… Bilgi Ailesi’nin çocukları İbrahim, Hasan ve Saniye de Manço’ların evladı gibiydi artık…

Çocukların hemen hepsinin Barış Manço ile anıları var o yıllardan kalan… Hasan Bilgi’nin aklında en çok Barış Manço’nun Farilya halkı ile kurduğu sıcak ilişkiler kalmış: “Burada yaşayan insanlarla bir bütün olurdu. Hiç ayrı durmazdı insanlardan. Yemek sofralarına otururdu, uzun uzun sohbet ederdi. Bir de köy düğünlerini hiç kaçırmazdı. Bütün düğünlere katılırdı.” diye anlatıyor, çocukluğunun Barış Manço’sunu… Bir de unutamadığı bir görüntüyü anlatıyor gülerek: “Yaz olmasına rağmen ayağından çizmesini hiç çıkarmazdı Barış Ağabey… Sırtında da o meşhur yeleği olurdu hep. Her sabah bahçeye iner, domatesini salatalığını elleriyle toplardı. Bahçede dolaşmayı çok severdi. Bir gün yine bahçeyi sularken, öyle sıcaklamış ki ayağındaki çizmeleri çıkarıp atıverdi. Çıplak ayaklarıyla hem bahçeyi suladı, hem de ıslak toprağın üzerinde gezdi. Ben de öylece oturup izlerdim O’nu.”

ÇOK DEĞERLİ, ÇOK GÜZEL BİR İNSANDI…

Anneleri Pembe Bilgi, Lale Manço’nun ve Nilüfer Sağlam’ın dostuydu. Uzun akşam yemeklerini, keyifli sohbetlerini unutmuyor hiç O da… “Çok güzel günler geçirdik ve ayrı kaldığımızda da birbirimizi çok özledik” diyor. Barış Manço’nun hiçbir zaman ‘ünlü’ biri gibi davranmadığını anlatıyor Pembe Hanım… Ve özellikle yöresel yemeklere olan düşkünlüğünden söz ediyor. Bir de ‘ahtapot’ salatasına olan sevgisinden… Evin kızı Saniye Bilgi -Birol- Barış Manço’nun hem büyüklerle hem de çocuklarla aynı saygı çerçevesinde kurduğu ilişkileri anlatıyor en çok… “Çok değerli insanlarla tanıştık biz Farilya Motel’i işletirken” diyor. “Barış Manço onlardan birisiydi, ama O ve ailesi artık bizim ailemiz gibi olmuştu. Önce apart otelde kalıyorlardı. Sonra ev tuttular burada. En çok yaptığı muziplikleri anımsıyorum ben. Kızım küçücüktü o sıralar. Adam Olacak Çocuk programındaki gibi alır  karşısına sorular sorardı Bahar’a… Herkese takılır, herkesle hoş sohbet ederdi. Çok değerli, çok güzel bir insandı.”

Bütün bunlar konuşulurken, Özden Dindar Erkmen Sağlam’ı arıyor telefonla… Barış Manço ile Bodrum anılarından her fırsatta özlemle söz eden Erkmen Sağlam, telefonun diğer ucundan sesleniyor Bilgi Ailesi’ne… “Çok özledim” diyor… Eda Yenge duygulanıyor Erkmen Sağlam’ın sesini duyunca. Biraz zor olsa da anımsıyor ve “Sen buraya gelseydin, seni görseydim daha da çabuk hatırlardım.” diyor. “Geleceğim” diyor Erkmen Sağlam… Şükrü Bilgi de “Eski günlerdeki gibi ama” diye uyarıyor Sağlam’ı… “Öyle geldim, uğradım, döndüm olmasın. Biraz kal da sohbet edelim.”  

Şükrü Bilgi, Barış Manço’dan daha çok Erkmen Sağlam ile vakit geçirmiş o yıllarda Bodrum’da… Çünkü tanışıklık daha öncesine dayanıyormuş… “Barış, ailesini getirir, bir iki gün kaldıktan sonra Erkmen’le ikisi çekimler için ayrılırlardı Bodrum’dan” diyor… Bir de o dönemin Farilya’sından söz ediyor sırası gelmişken… “Sene 1980’ler… O zamanlar burada tek otel var, o da bizimki… Bir tane de bakkalımız var. Yol yok, iz yok! Bodrum’a eşeklerle gidilirdi o yıllarda. Bugün otellerle, evlerle tıka basa dolu olan Gündoğan o zamanlar mandalina bahçesiydi!.. Bildiğiniz köy yeriydi. Gözünüzde canlanması için o günleri yaşamanız lazım aslında. Çok farklı bir ortamdı. Gelen giden pek olmazdı ama Barış Manço gibi burayı keşfedenler de asla ayrılamazdı. Çok ünlü isimler gelirdi yaz tatillerinde otelimize. Barış da Akyarlar’daki otelini alana kadar hep bizimle kaldı. Erkmen ile eşi sonra da gelmeye devam etti buraya… Üçümüz, uzun sohbetler ederdik işten fırsat kaldıkça ama üzerinden yıllar yıllar geçti.” Bu sözlerle anlatıyor Şükrü Amca o yılları…

MAHALLENİN TEK BAKKALI, BARIŞ MANÇO’YU DÜN GİBİ HATIRLIYOR

Farilya’nın tek bakkalını Zafer Akbaş ve babası işletiyordu o yıllarda. Şimdilerde Gündoğan’ın lüks restoranlarından Reana’yı işletiyor. Bir ara sohbetimize katılıyor Zafer Bey… Askerden yeni geldiği yıllarda tanışmış Barış Manço ile… “Ama Erkmen Ağabeyi çok daha uzun yıllardır tanıyorum” diyor. Doğukan ve Batıkan’ın çocukluklarını hatırlıyor. Barış Manço’nun da en çok sesi kalmış aklında… “Gerçek hayattaki ses tonu, televizyondakinden çok farklıydı. Çok güzel bir sesi vardı. Konuşması çok etkileyiciydi. Hızına yetişemezdiniz. Her şeyden öte, çok değerli bir insandı. Çelebi derler ya, tıpkı öyleydi. Derviş gibiydi.”
Paylaşılanlar öyle değerli ki… Serginin kitapçığını incelerken Barış Manço’nun o eski hallerini görüp duygulanıyor Bilgi Ailesi… Zaman geçse de, araya mesafeler girse de anılar tazeliğini koruyor belli ki. Bodrum’un en güzel zamanlarını birlikte yaşayan üç aile, yıllar sonra yeniden buluşacak Bodrum’da… Kimbilir daha ne anılar düşecek akıllara… Ne güzel gülümsemeler olacak yüzlerde. “Erkmen Sağlam’ın Objektifinden Barış Manço ile 7’den 77’ye Fotoğrafları Sergisi” vesile olacak bu güzel gülümsemelere…

Haber Yorum

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

-