Sempati Mobilya

DÜNYA REKORU İÇİN BODRUM'DA NEFESİNİ TUTACAK: BİLGE ÇİNGİGİRAY

Habere Oy Verin:

Bilge Çingigiray, “Su Altında Tek Nefeste En Uzun Mesafe Yürüyen Kadın” rekorunu kırmak için Bodrum’a geldi… Bu inanılmaz kadının rekor denemesi için sadece kendisi değil, hepimiz nefeslerimizi tutmuş durumdayız. Olay yarın TED Bodrum Koleji’nde gerçekleştirilecek. Bilge, tam 10 gündür burada antrenman yapıyor.
Bilge Çingigiray’ın dünya rekoru denemesi Bodrum için birden fazla anlam ihtiva ediyor. İlki elbette bu rekorun Bodrum’da kırılacak olması. Bu sayede Guinnes Rekorlar Kitabı’na girmiş olacağız. İkincisi Bodrum’da ilk kez gerçekleştirilen Ortakent Yahşi Bahar Festivali kapsamında bu rekora imza atılacak olması… Türkiye’de ‘dünya rekorlarına’ sahne olan kaç tane mahalle festivali var Allah aşkına!.. Bu parlak fikir ve işbirliği kimlerin aklından çıktıysa kendilerine kocaman alkış diyoruz!
Gözümüz kulağımız yarın TED Bodrum Koleji’ndeki bu rekor denemesinde olacak. İnanılmaz bir teknik altyapı kurulmuş durumda. Suyun hem altını, hem üstünü canlı canlı izleyebileceğiz. Bu arada rekoru izlemeye tüm Bodrum halkı davetli. Ama öncesinde bu harika kadınla sizin için sohbet ettik. 

Bodrum’a hoş geldiniz… Nereden geldiniz?

Tekirdağ’da yaşıyorum ben. Ama ailem Bodrum’da. İşyerim Silivri’de. Silivri Anadolu Lisesinde beden eğitimi öğretmeniyim. Aynı zamanda milli sporculuk hayatıma devam edebilmek adına Tekirdağ’daki olimpik tesislerden yararlanmak için farklı bir ilde yaşarken, farklı bir ile gidip geliyorum. 

Ne zaman milli oldunuz?

11 yıl önce. Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’na bağlı olarak serbest dalış branşında.

Daha önce kırdığınız rekorlar var mı? 

Şu anda benim için en önemli rekor 6 dakika 23 saniye ile statik apnea. Yani durağan bir şekilde nefes tutma rekoru. Bu rekor 2013 yılından bu yana bende. En çok sevdiğim branş. Onun haricinde diğer branşlarda da aktifim ve yarışmalara katılıyorum.

Uluslararası başarılar var mı?

Türkiye’deki şampiyonlukların yanı sıra uluslararası başarılarım da var. Üç defa Avrupa ikinciliği ve bir kez de dünya üçüncülüğüm var. Serbest dalış branşlarında yine. Bazıları deniz, bazıları havuz ve nefes tutma. Neredeyse her branşta var madalyam.

Bir insan nefesini nasıl bu kadar tutabilir? Bunun yolu, yöntemi nedir?

Tamamen kişisel bir motivasyon olayı. İç disiplin ve sistemli çalışmanın getirdiği bir şey. Tabii ki tutkularımız olmadan bir başarı elde etmemiz mümkün değil. Tutkular bizi alıp götürüyor. Daha evvel hiç hayal bile etmediğim bir noktaya ulaştım. Özellikle nefes tutma konusunda antrenmanlarım 7 dakikaya kadar ulaşıyor. Çok severek yapıyorum. 

Biraz da Bodrum’da kıracağınız rekordan bahsedelim mi? Kim şu anda bu rekorun sahibi?

Guinnes Dünya Rekorları Kurulunun belirlediği bir branşta kıracağım bu rekoru. Su altında nefes tutarak gerçekleştirilen bir performans. Su altında en uzun mesafe yürüyen kadın unvanı için. Erkeklerde 82 metre 57 santimetre ile Türk sporcu Sertan  Aydın’ın elinde rekor. Kadınlarda yok henüz.

Dünyada bir ‘ilk’ olacaksınız o halde…

Evet. Guinnes Rekorlar Kurulu ile yazışmalarımızda kadınlarda da böyle bir faaliyet istediklerini belirttiler. Ben aslında erkek rekoruna başvurmuştum. Bir kadın kategorisi açtılar. 40 metre alt limit koydular. O alt limitin şu anda çok üzerinde performanslar gerçekleştiriyorum. Güzel bir performansla inşallah o rekoru Türkiye’ye getireceğiz.

Başka ülkelerde de deneyenler var mı?

Hazırlık içinde olan sporcular var. Çok isterim ben de daha fazla rakip olmasını... Biz de bir tık üzerine koyarız o zaman… 

Alt limit 40 metre dediniz. Sizin kişisel rekorunuz kaç metre?

En iyi derecem 70 metre. Her denememde kendi rekorumun üzerine çıkmaya çalışıyorum. 

Serbest dalış riskli bir spor mu?

Çok ciddiye alınması gereken ve evet riskleri olan bir spor. Ben 2006 yılından bu yana bu sporu yapıyorum. Performansımızı tam olarak gösterebilme heyecanımız var. Bu da bazen risk almamıza yol açıyor. Ama ben son yıllarda hiç risk almamayı tercih ediyorum.

Neden? Daha önce aldınız mı?

Evet 2010’da denizde gerçekleştirilen bir serbest dalış branşında son derece iyi bir derece yapabilecekken, yarışma protokolünü çok fazla aştığım için dereceye girememiştim. 10 metre limitli bir yarışmaydı ve ben 30 metrenin üzerine çıkmıştım. Bu bir riskti ve başarısızlığı getirdi benim için. Bu nedenle artık risk almıyorum. 

Türkiye’de serbest dalışa ilgi yoğun mu? Kazanılmış başarılar var mı?

Türkiye’de serbest dalışta çok başarılı kadın sporcular var. Erkekler de aynı şekilde. Türkiye serbest dalış branşında çok başarılı. Çok iyi sporcuların yaşadığı bir ülkedeyiz. Ben çok şanslı hissediyorum kendimi. Böyle bir ortamda kendimi geliştirme imkanı buldum. 

Öğrencileriniz sizin rekor denemelerinize nasıl yaklaşıyor?

Çok şaşırıyorlar. Tabii ki spora olan ilgileri artıyor. Biz de yapabilir miyiz diye düşünüyorlar. Ben zaman zaman onlara eğitim veriyorum.  Çünkü serbest dalış eğitim alınmadan asla yapılmaması gereken bir spor. 

Ne gerekiyor bu rekorları kırabilmek için? Serbest dalışta başarılı olmak için nasıl bir eğitim ve nasıl bir disiplin gerekiyor?

Öncelikle kondisyonunuzun üst seviyede olması gerek. Diğer bir koşul da kontrasyon. İç motivasyonunuz çok çok önemli. Bunların hepsini bir yarış ortamında aynı anda hayata geçirebilmeniz gerekiyor. En önemlisi de sistemli çalışmak ve disiplinli olmak. 
 
Sizin izinizden gitmek isteyenlere ne önerirsiniz?

Büyük riskler barındırıyor. Bu riskleri bilerek, bilinçli bir şekilde yapmak gerekiyor. O yüzden herkese önemli tavsiyem, bir eğitmen gözetiminde eğitim almadan serbest dalış denemesinler.

Bu kadar uzun süre nefes tutmak sağlığı nasıl etkiler? Bazı semptomları olmuyor mu?

Kişiden kişiye değişiyor. Oksijen düzeyi düştükçe, semptomlar da ortaya çıkıyor elbette. Ama ilginçtir, bende hiçbir şey değişmiyor. Bazıları sonlara doğru bulanık görmeye başladığını ya da duymamaya başladığını söyler. Bende bunların hiçbiri olmadı bugüne kadar. Tüm algılarım sonuna kadar açık oluyor. Tabii risk birden gelir bazı durumlarda.  O zaman da beyin kendini korumaya alır. Bu son noktadır tabii. 

Uzun vadede hedefiniz nedir?

En başta, spor yaşantımı sürdürerek ülkemize milli sporcu olarak uluslararası alanda başarılar getirmek, yeni dünya rekorları kırmak. Ancak organizasyon bazında bizim burada asıl hedefimiz, bir dünya rekorunun ötesinde, MİKADER’in harika projesine destek olmak. Onun sesini duyurmak için böyle bir rekor denemesi başlattık. Harika bir proje çünkü. 

Projeden bahseder misiniz biraz?

MİKADER Tekirdağ’da, daha önce çeşitli travmalara maruz kalan kimsesiz çocuklar için bir spor ve rehabilitasyon merkezi inşa ediyor. Bunun için de dernek üyelerinin çok büyük fedakarlıkları var. Büyük bağışlar yapıyorlar. Ama topluma da mal olan bir proje. Bu alanda bir bağış programı oluşturulmuş durumda. MİKADER yazıyorsunuz, 5145’e gönderiyorsunuz ve 10 TL bağışla destek oluyorsunuz. Biz de dünya rekorumuzu bu projeye destek amaçlı yapıyoruz. 

Peki Bodrum’un ilk kez yapılan OYFEST Bahar Festivali hakkında ne düşünüyorsunuz? Güzel olmuş mu?

Harika bir festival. Yola çıkarken fikrimiz bireysel bir rekor denemesi ve organizasyondu. Ancak OYFEST bize çok değişik bir teklifle geldi. Bir festival var ve sizi de programa dahil edelim dediler. Mükemmel bir organizasyon. İlgi de çok yoğun. Çok mutluyum bu festivalin içinde yer aldığımız için. 
 
Son olarak, Bodrum’dan yeterli desteği gördünüz mü?

Evet. Ben Bodrum’daki firmalara çok teşekkür ediyorum. Özveriyle bize ilgi gösterip destek oldular. O sayede bu rekor denemesini gerçekleştirebiliyoruz. Elbette bu tür organizasyonlarda sponsorluk çok çok önemli. Bodrum bunun bilincinde. Mutluyum. 

O halde size başarılar diliyoruz. 20 Mayıs Cumartesi günü saat 13.00'te TED Bodrum Koleji'nde görüşmek üzere...

Haber Yorum

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

-